Farkında olabilseydik ömrümüzün değerinin Hayata sımsıkı sarılırdık Gözardı etmeseydik hatalarımızı Onlardan ders çıkarırdık Bilseydik gülücüklerin önemini Hayatta hiç somurtmazdık Hesaba katabilseydik dil yarasını Hiç ama...
Gidene .. Tüm gururumu seriyorum yere ve kal diyorum Gece kadar karanlık ve soğuk bu yalnızlık Bir çok kez gittin sesimi çıkarmadım Yüreğim çığlıklar atarken...
ACI Gurbet dedikleri ne kadar mesafedir, Yakından da olmaz mı? Hasret. Her gün görüp de dokunamamak Uçurum dedikleri çok mu yüksektir, Ucunda durup ta düşememek....
Dostlarım, toplanın öldüğüm zaman; Riyayı, o günlük bir yana atın! Tutunuz tabutumun bir kenarından; Bir derin çukura beni fırlatın! Kalınca büsbütün sizden uzakta, Vücudum çürürken...
iki yüreğinm bir ömre sığdırabileceği tüm duyguları kısacık hayatta soluk soluğa yaşamalıydık. gururlarımızın gemilerini yakıp,köprülerini tahrip etmeliydik. ayrı olduğumuz her dakika eksikliğimizi hissetmeliydik...... Bazen içine...
Yalnılığa elbet alışır bedenim yalnızlıkla belkide başa çıkabilirim çok zor gelse bile yaşar öğrenirim seniszlik benim canımı acıtan....
" giderken kabada olsa dürüst ol.. açı da olsa gittigini bilmek anlatılmalı eger dürülüp dipsiz kuyuya atılmışsa bi serüven...egreti saygılarla umutlar bırakıp gitmemeli yaralı amazon...
ANAHTAR Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma. Özdemir Asaf